MOBİL BÖLÜM
Anasayfa
Haber
Röportaj
Spor
Kültür Sanat
Zonguldak
Komik Videolar
Magazin
Sağlık
Teknoloji
Medya
pusulatv.net
 
60 yıldır dinmeyen sızı: Eminem, Çakır Kızım... Ağursan yollarında...
18 Nisan 2014 12:10:33

Yıl: 1954 sonları…
Remziye Yazıcıoğlu Köyü’nün Çubukçular Mahallesi’nde yaşayan, köylüler tarafından da “Emine” diye bilinen 18’inde genç ve güzel bir kızdır.
En büyük ablası Nazmiye annesi ölmeden evlenip yuva kurmuş. (1946) Annesi Şehriye (Ölm:14.07.1953)’nin ölümü sonrasında kendisinden iki yaş büyük olan ablası Döndü(1954)’nün de evlenmesi sonucunda, 5 kardeşine bakmak zorunda kalmıştır. Çünkü kardeşleri; Hatice (12), Necati (12), Şevket (11), Şerafettin (6) ve Hüseyin (3) henüz küçüktür.
Güzel Emine babasının öküzleriyle birlikte Kocadağ’a (Hışıroğlu Köyü’nün sırtlarındaki sıralı dağ) odun etmeye gider.
Bu dağda ağaç kestikleri sırada, o dönemin eşkiyaları olarak bilinen Halit Muhtar’ın başını çektiği Şevki Darıcı, Ömer Taşçı ve Satılmış Kelez’in saldırısına uğrar. Kızı babasının yanından kaçırmak isterler. Kızın babası karşı koyar. Elindeki baltayla direnir ve saldırganlardan birini yaralar. Ancak kızının kaçırılmasına engel olamaz.
Kızı Emine’nin dağa kaldırıldığını babası Yaşar jandarmaya bildirir. Jandarmanın Yazıcıoğlu ve Ağursan Köylerini didik didik araması sonucunda 4 kafadar yakalanıp Devrek Cezaevi’ne konur. -Devrek Cezaevi o tarihte Tefen yolu olarak bilinen caddenin bugünkü Güç Dersanesi’nin karşısında bulunuyordu- Böylece Emine evine teslim edilir ve kardeşlerine kavuşmuştur.
4 kişilik eşkıya grubu Devrek Cezaevi’nin parmaklarını kayırarak duvarlarından atlamak suretiyle firar ederler. Firar ettiklerinin aynı gecesi Emine’nin oturduğu Yazıcıoğlu Köyü Çubukçular Mahallesi’ndeki eve zorla girerek Emine’yi silah zoruyla bir daha dağa kaldırırlar. Emine’nin babası Yaşar küçük çocuklarının önünde kızını vermemek için büyük bir direnç gösterir ancak silahlı adamlar karşısında boyun eğmek zorunda kalır.
Jandarmaya haber verirler. Köylüler korku içindedir. Köye kalabalık bir jandarma ekibi gelir eşkiyaları aramaya ve kızı kurtarmaya.

Olayı; 17 Aralık 1954 günlü Cumhuriyet gazetesi birinci sayfasından “Cür’ete Bakın!” başlığı altında şöyle verir:
“Devrek kazasının Yazıcıoğlu Köyü’nde Emine adında bir kızı zorla kaçırdıkları için Devrek cezaevine alınan aynı köyden Ömer Taşçı, Satılmış Kelez ve Oğuzhan Köyünden Halid Darıcı dün gece cezaevinin duvarından atlamak suretiyle kaçmışlardır. Sanıklar, cezaevinden kaçtıktan sonra aynı gece Yazıcıoğlu köyüne giderek Emine’yi evinden almışlar, zorla dağa kaldırmışlar. Mahalli jandarma teşkilatı birkaç koldan firarileri takip etmektedir.”

TANIKLAR ANLATIYOR
Olayı yaşayan ve Emine’nin bugün hayatta olan 72 yaşındaki kardeşi Şevket Kırımlı da o günü şöyle anlatıyor:
“O zamanın döneminde eşkiyaydı bunlar. Halid Darıcı, Şevki Darıcı, Satılmış Kelez -Dodum Satuk derlerdi ona- ve eniştem Ömer içeri girdi. Çörçil (Şakir Boz) denen kişinin de bunların yanında olduğunu söylediler ama Çörçil -ben işin içinde yokum- diye gıya çekildi. Yani bunlar dördüz kişilerdi. Dördü de içeri girdi bunların. Bunların kestiği kestikdi. Ev yakarlardı, samanlık yakarlardı. Ablamı ikinci kez kaçırdıklarında biz de evdeydik. Ben 12-13 yaşlarındaydım. Onlar silahlıydı. Biz de öyle bir şey yoktu. Silah atarak gittiler. İki gün dağda dolandırdılar ablamı. 2-3 defada O’nun adamları ‘Biz jandarmayız’ diye jandarma elbisesi giyerek kapımıza geldiler. Babamı sordular. Biz, babamız evde yok, dedik. Niyetleri babamı kaçırıp da dövmek veya öldürmek. Zorla kabul ettirmek.”
Bir süre sonra, Emine’yi kaçıranlar babası Yaşar’a sulh teklifinde bulunurlar. Yaşar kabul etmez. Teklifte kızı Ömer’le evlendirmek vardır. Yaşar, bu insanlara kızını vermek istemez. Ancak bir süre sonra kızın hamile olduğu öğrenilince -kızı Ömer’le evlendirme- teklifi kabul etmek zorunda kalır. Çünkü bu çete, Ömer’in üzerine yıkmıştır olayı.
Bu gelişmeleri yine Emine’nin kardeşi Şevket Kırımlı’dan dinleyelim:
“Babam sonra onlardan bin beşer yüz lira para aldı. Daha önceden bütün yerlerini satarak eşkıya arkadaşlarına yediren Ömer enişteme bu parayı verdik. Onun yerlerini kurtarmak için. Babam aslında sulh olmuyordu. Ablam hamile kalmış. Bunun için mecbur kaldılar vermeye. Yerlerini kurtardı. Bizden odun kömür her şeylerini götürdük evlerine. Evini yerleştirdik. Kur’an okuttuk. Ondan sonra onları birleştirdik. Onunda anası babası yoktu. O da yetimdi.”
Ağursan Köyü’nden 1941 doğumlu Nafiz Eliyazıcı da olayı şöyle anlattı:
“Halit muhtar o zamanlar ipsiz sapsız bir adamdı. Nerde akşam orda sabah öyle gezerdi. Gerçi kendi köyüne bir zararı olmazdı. Dışar köylere karşı eşkiyalık yapardı. Ağa sayılmazdı ama eşkiyalık vardı. Kızı kaçırdığından haberim yok ama hapishaneden kaçtıklarını çok iyi hatırlıyorum. Şimdi bunlar hapishaneden kaçtıktan sonra kızı dağa kaldırmışlar. Daha sonra da Ömer bu kızı kadınlığa kabul etmiş. Böylece hapishaneden kurtulmak için. Ömer devamlı bizim köye gelir, bizim köylerde kalırdı. Hatta Ömer’in ablası bizim köyde Topal Irza (Rıza) ile evliydi. Bu yüzden bizim köye çok sık gelirdi. Halit Muhtar’la samimi arkadaşlığı da buradan gelir. Yedikleri içtikleri ayrı gitmezdi.

Ömer aynı zamanda, benim gibi sahipsiz bişeydi. Kimi kimsesi yoktu. Emine Çubukçular Köyü’ndendi. Yaşı tutmadığı halde kaçırdılar Emine’yi ve iyi bir gün aldılar. Babasını da zorla razı ettiler. Kızın babası kızı vermek istemedi. Çünkü adamın doğru dürüst bir yatacak yeri yoktu. Evi yoktu, barkı yoktu. Sokakta gezen bir adamdı. Kızı kaçırdıklarında, köyü jandarmalar bastı. Devrek’te jandarma kalmadı hepsi köye geldi. Yarbay marbay hepsi köye geldiler. Olay büyük bir olaydı.”

Şevket Kırımlı’ya söz konusu türküyü duyup duymadığını sorduk.
Duymamış. “Belki Döndü ablam davar peşinde gezerken yakmış olabilir” dedi.

Emine’nin (Remziye) ablası Döndü’nün kızı Melahat (Tığ) ise türkünün bir bölümünü bize okudu ve şöyle devam etti: “Annem anlatırdı; Dedenle teyzen ormana oduna gittikleri bir zaman 4 adam yanlarına gelip teyzeni kaçırmak istemişler. Deden onlara baltayla saldırmış ama kâr etmemiş. Teyzeni zorla alıp götürmüşler. Bir süre sonra da geri getirdiler teyzeni. Bundan sonra bir defa daha dağa kaldırdılar teyzeni. Hamile bırakmışlar teyzeni. Daha sonra da, Yazıcıoğlu’ndan fakir birisine, Ömer eniştene verdik teyzeni.”
Türkünün nasıl ortaya çıktığını da sordum Melahat hanıma. “Bu türküyü annem, işte Doğuz Gölleri’nde davar güderken ‘kızım teyzenin başına işte böyle işler geldi’ diye bana anlatıverirdi. Annem ağzından bu türküyü söylerken bizde büyük bir heyecanla dinlerdik. Sonra biz de söylemeye başladık bu türküyü.
Oradan aklımda kaldı” diye yanıtladı bizi.

Bu türküyü daha önce de Musa Eliyazıcı’dan dinledik bu da kayda geçirilmesi gereken bir konudur. Ancak, Melahat Tığ’ın dizelerinin daha oturmuş olduğunu gördük ve bir ağıt özelliği taşıdığından dolayı size bu versiyonunu sunuyoruz.

Bu kaçırma işi büyük bir olay olmuş. Bütün Devrek aylarca bu olayı konuşmuş. Hatta, hapishanenin bu olay sonrasında yerinin bile değiştirildiği söyleniyor. Marazlar Kümesi’nin altında Karayolları arazisine bitişik olarak yapılan yeni hapishane binasına taşınmış. Burası da 2009 yılında kapandı.

Derleyen: İbrahim Tığ-M. Naci Kocabıyık
Yöre: Devrek / Oğuzhan Köyü
Kaynak kişi: Melehat Tığ-Musa Eliyazıcı
Düzenleme ve nota: Feridun Kırımlı-Ozan Kırımlı
Derleme Tarihi: 8 Ekim 2013

Gelen atlı cenderme vay vay vay yarim
Düştük alem diline amman
Fermanım yazılacak vay vay vay yarim
Dar gelirim Devreğe amman

Eminem çakır kızım
Dinmiyor sızım

Ağursan yollarında vay vay vay yarim
Dördüzler kollarında amman
Beni sana geçmişler vay vay vay yârim
Halit muhtar yanında amman

Eminem çakır kızım
Dinmiyor sızım

Ata vurdum kırbacı vay vay vay yarim
Terledi durdu bacı amman
Şu benim aciz ömrüm vay vay vay yarim
Sensiz çürüycek bacı amman
Eminem çakır kızım
Dinmiyor sızım.

HAZIRLAYAN: İBRAHİM TIĞ


İzleme : 2303 defa  
 
 Paylaş
 
 
Yorumlar
YORUM EKLE
 Yorumlar ( 0 )
Henüz bir yorum yapılmamış
 
O Ses, Bu Ses'i seçti... Kulaklarımızın pası silindi...

İzlenme : 17446
Kömür Grubu'nun müthiş konseri...

İzlenme : 4252
Grinin Elli Tonu-Türkçe Fragman

İzlenme : 4027
Uygur Türküsü Abdurehim Heyit - Karşılaşınca

İzlenme : 5122
Soylu ve aziz bir aşkın türkülerde yansıyan öyküsü: ‘Bulamadım Anam Dengimi’

İzlenme : 2604
Kış Uykusu

İzlenme : 5361
Zindandan Mehmede Mektup - Necip Fazıl Kısakürek

İzlenme : 24424
Mesut...

İzlenme : 4463
Bir Patlama Duydun mu?

İzlenme : 3440
Karınca Kapanı...

İzlenme : 2208
Vekilime Kaymak Lazım...

İzlenme : 2311
The Water Diviner Kamera Arkası

İzlenme : 2115
Ağabeyinin vasiyetini yerine getirmek için evlendi...

İzlenme : 3857
60 yıldır dinmeyen sızı: Eminem, Çakır Kızım... Ağursan yollarında...

İzlenme : 2304
Kırklar Dağının Düzü (Suzan Suzi)

İzlenme : 3021
Sayfa : [1] 2 3 4 5 ... 7
:: Listelenen -> 99 Kayıt  
 
Son Eklenenler
O Ses, Bu Ses'i seçti... Kulaklarımızın pası silindi...
17446 izlenme 
Kömür Grubu'nun müthiş konseri...
4252 izlenme 
Grinin Elli Tonu-Türkçe Fragman
4027 izlenme 
Uygur Türküsü Abdurehim Heyit - Karşılaşınca
5122 izlenme 
Soylu ve aziz bir aşkın türkülerde yansıyan öyküsü: ‘Bulamadım Anam Dengimi’
2604 izlenme 
Kış Uykusu
5361 izlenme 
Zindandan Mehmede Mektup - Necip Fazıl Kısakürek
24424 izlenme 
Mesut...
4463 izlenme 
İlgili Videolar
O Ses, Bu Ses'i seçti... Kulaklarımızın pası silindi...
17446 izlenme 
Kömür Grubu'nun müthiş konseri...
4252 izlenme 
Grinin Elli Tonu-Türkçe Fragman
4027 izlenme 
Uygur Türküsü Abdurehim Heyit - Karşılaşınca
5122 izlenme 
Soylu ve aziz bir aşkın türkülerde yansıyan öyküsü: ‘Bulamadım Anam Dengimi’
2604 izlenme 
Kış Uykusu
5361 izlenme 
HAVA DURUMU
  İstatistik
  Dün : 1090
  Bugün : 347
  Toplam: 5772783
   Şuan Çevirimiçi:

 31 konuk,

 
PUSULA

KATEGORİLER

PUSULA

Copyright © Pusula Gazetesi